İdrar Kanalı Darlığı (Üretra Darlığı) Neden Olur? Kalıcı Çözüm: Üretroplasti Ameliyatı
1. Giriş: Sürekli Tekrarlayan İdrar Kanalı Darlığı Kaderiniz Değil
Tuvalete gitmek, sağlıklı bir insan için üzerinde hiç düşünülmeyen, son derece sıradan ve doğal bir ihtiyaçtır. Ancak idrar kanalı darlığı yaşayan bir hasta için tuvalet kapısından içeri girmek, her gün tekrarlanan fiziksel ve psikolojik bir eziyetin başlangıcıdır.
Damla damla idrar yapmaya çalışmak, mesaneyi boşaltabilmek için dakikalarca ıkınmak ve en kötüsü aniden tıkanıp acil serviste idrar sondası taktırmak zorunda kalmak; yaşam kalitesini kelimenin tam anlamıyla sıfıra indirir. Hastalar genellikle sosyal hayattan kopar ve hayatlarını “idrar yapamama” korkusuyla planlamaya başlarlar.
Birçok hasta bu çaresizlikle doktora başvurduğunda “kapalı ameliyat” (iç üretrotomi) yöntemiyle tedavi edilir. İlk ameliyat sonrası her şey yoluna girmiş gibi görünür; ancak aylar sonra o korkunç kabus geri döner. Kanal tekrar kapanır, tekrar kapalı ameliyat yapılır ve bu kısır döngü yıllarca sürer gider.
Eğer siz de defalarca açılıp kapanan, hayatınızı sondaya bağlı yaşama korkusuyla gölgeleyen bu hastalıktan muzdaripseniz, yalnız değilsiniz ve çaresiz hiç değilsiniz. Bu kapsamlı rehberde, geçici çözümlerin neden işe yaramadığını ve ağız içinden alınan yamayla yapılan üretroplasti ameliyatı sayesinde bu hastalıktan nasıl kalıcı olarak kurtulabileceğinizi tüm bilimsel detaylarıyla öğreneceksiniz.
2. Üretra (İdrar Kanalı) Darlığı Nedir? (Anatomik Bakış)
Hastalığın neden tedaviye bu kadar dirençli olduğunu anlayabilmek için, öncelikle idrar kanalının anatomik yapısını ve çalışma prensibini çok iyi kavramak gerekir.
İdrar Kanalının Normal İşleyişi
Üretra (idrar kanalı), mesanede (idrar torbasında) biriken idrarı vücut dışına taşımakla görevli olan tüp şeklindeki anatomik yapıdır. Erkeklerde üretra, kadınlara kıyasla çok daha uzundur; mesane boynundan başlar, prostatın içinden geçer ve penisin ucuna kadar uzanır.
Bu kanal, içinden sıvı geçtiği zaman esneyip genişleyebilen, işlevi bittiğinde ise tekrar kapanabilen mükemmel bir mukoza ve süngerimsi doku (korpus spongiozum) yapısına sahiptir. Üretra sadece idrarı değil, aynı zamanda üreme için gerekli olan meniyi de dışarı taşıyan hayati bir yoldur.
Darlık (Spongiofibrozis) Nasıl Oluşur?
İdrar kanalının iç yüzeyindeki esnek mukoza tabakası herhangi bir nedenle hasar gördüğünde, vücut bu yarayı iyileştirmek için bölgeye kalın ve sert bir yara dokusu (skar/nedbe) örer. Tıp dilinde bu duruma “spongiofibrozis” adı verilir.
Oluşan bu yara dokusu, orijinal mukoza gibi esnek değildir. Tıpkı kireçlenmiş ve içi paslanmış bir su borusu gibi, borunun iç çapı giderek daralmaya başlar. Esnekliğini kaybeden ve çapı daralan bu kanaldan idrarın geçmesi zorlaşır ve hastalık tablosu ortaya çıkar.
3. İdrar Kanalı Darlığı Neden Olur? (Tetikleyici Faktörler)
Üretra darlığı genellikle bir gecede oluşmaz. Aylar, hatta bazen yıllar önce yaşanan görünmez bir hasarın zamanla sertleşip kanalı tıkamasıyla kendini belli eder. Peki üretra darlığı neden olur ve bu hasarı başlatan temel etkenler nelerdir?
Geçirilmiş Tıbbi Müdahaleler (İyatrojenik Nedenler)
Günümüzde idrar kanalı darlıklarının en sık karşılaşılan nedeni, geçmişte tıbbi amaçlarla kanala yapılan müdahalelerdir. Herhangi bir ameliyat veya tıbbi durum nedeniyle uzun süre takılı kalan, kalın ve tahriş edici idrar sondaları kanalın iç yüzeyini çizebilir.
Ayrıca prostat büyümesi (TUR-P) veya kapalı böbrek taşı ameliyatları (Sistoskopi, RIRS) sırasında, idrar kanalından içeri sokulan metal veya kalın endoskopik aletler, mukozada gözle görülmeyen mikro travmalar yaratarak aylar sonra darlığa zemin hazırlayabilir.
Fiziksel Travmalar ve Kazalar
Erkek anatomisinde idrar kanalı, apış arası (perine) bölgesinde cilt yüzeyine çok yakın seyreder. Bu nedenle pelvik bölgeye alınan sert darbeler, üretra darlığının en büyük tetikleyicilerinden biridir.
Özellikle “straddle travması” olarak bilinen; ata binerken, bisiklet selesine aniden düşerken, inşaat iskelesinden veya ağaç dalından apış arası üzerine düşme vakalarında, idrar kanalı leğen kemiğine sıkışarak ezilir veya kopar. Bu travmalar çok şiddetli ve uzun darlıklar yaratır.
Geçirilmiş Şiddetli Enfeksiyonlar
Özellikle gençlik yıllarında geçirilen ve tam olarak tedavi edilmeyen cinsel yolla bulaşan hastalıklar (Bel soğukluğu / Gonore gibi), idrar kanalında ciddi ve tahrip edici iltihaplanmalara yol açar.
Bu şiddetli enfeksiyonlar, kanalın iç yüzeyindeki sağlıklı hücreleri öldürür ve yerini fibrotik (sert) dokunun almasına neden olur. Hasta enfeksiyonu atlatsa bile, yıllar sonra bu fibrotik doku büzüşerek kanalı tamamen daraltabilir.
Nedeni Bilinmeyen (İdiyopatik) Darlıklar
Üroloji kliniklerine başvuran hastaların önemli bir kısmında, geçmişe dönük hiçbir travma, sonda takılma öyküsü veya geçirilmiş şiddetli enfeksiyon kaydı bulunmaz.
Hiçbir belirgin neden yokken, tamamen kendiliğinden gelişen bu darlıklara tıp literatüründe idiyopatik (nedeni bilinmeyen) üretra darlığı denir. Genellikle ileri yaşlarda doku kanlanmasının azalmasıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir.
4. Vücudunuzun Verdiği Sinyaller: Üretra Darlığı Belirtileri Nelerdir?
Darlık aniden tam tıkanıklık yaratmaz; sinsi bir şekilde ilerler. Eğer aşağıdaki idrar kanalı darlığı belirtileri vücudunuzda baş gösteriyorsa, mesaneniz ve böbrekleriniz tehlike altında demektir.
İdrar Akımında Çatallanma ve Zayıflama
Hastalığın en erken ve en tipik belirtisi, idrar tazyikinin (fışkırma gücünün) belirgin şekilde azalmasıdır. Normalde ileriye doğru kavis çizerek akan idrar, darlık nedeniyle doğrudan hastanın ayak ucuna doğru dökülmeye başlar.
Aynı zamanda kanalın içindeki asimetrik yara dokusu (skar), idrarın akış yönünü bozar. Bu durum, idrarın tıpkı arızalı bir musluk ucu gibi ikiye, üçe çatallanarak veya dağınık bir sprey şeklinde çıkmasına neden olur.
Ikınarak İdrar Yapma ve Uzun Süren Tuvalet Süreci
Kanal daraldıkça, mesane kası (detrüsör) idrarı o dar delikten dışarı atabilmek için çok daha yüksek bir basınç üretmek zorunda kalır. Hasta, idrarı başlatabilmek ve sürdürebilmek için sürekli karın kaslarını sıkarak ıkınma ihtiyacı hisseder.
Sağlıklı bir insanda idrar yapma eylemi saniyeler sürerken, üretra darlığı hastası bir tuvalet seansında dakikalarca beklemek zorunda kalır. Bu durum hem fiziksel bir yorgunluk hem de sosyal ortamlarda utanma duygusu yaratır.
Tam Boşalamama Hissi (Rezidü İdrar)
Darlık nedeniyle mesane içindeki idrarın tamamı dışarı atılamaz. İdrar bitti sanılıp tuvaletten çıkıldıktan hemen sonra, geride kalan idrarın damla damla iç çamaşırına sızması çok yaygın bir durumdur.
Sürekli olarak içeride (mesanede) idrar kalmış gibi hissetmek, hastanın tuvaletten çıktıktan 15-20 dakika sonra tekrar tuvalete dönme ihtiyacı (sık idrara çıkma) hissetmesine yol açar.
Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonları ve Kanama
Mesane içinde atılamayan ve sürekli bekleyen durgun idrar (rezidü), bakteriler için mükemmel bir üreme ortamı oluşturur. Bu nedenle hastalar sürekli tekrarlayan ve antibiyotiğe dirençli idrar yolu enfeksiyonları geçirirler.
Ayrıca, ıkınma ve yüksek basınca bağlı olarak daralmış bölgedeki kılcal damarların çatlaması sonucu, idrarda gözle görülür kanamalar (hematüri) veya idrar yaparken bıçak kesiği gibi şiddetli yanmalar yaşanabilir.
5. Teşhis: İdrar Kanalı Darlığı Nasıl Anlaşılır?
Bu belirtilerle uzman bir üroloğa başvurduğunuzda, prostat büyümesi ile idrar kanalı darlığını birbirinden ayırmak için son derece net, güvenilir ve modern tanı testleri uygulanır.
Üroflowmetri (İdrar Akım Testi)
Poliklinik şartlarında uygulanan, tamamen acısız ve saniyeler süren temel tarama testidir. Hastadan, içerisine özel sensörler yerleştirilmiş bilgisayarlı bir tuvalete (huniye) idrarını yapması istenir.
Cihaz, idrarın saniyedeki akım hızını (mililitre/saniye) ve miktarını grafiksel olarak çizer. Normalde çan eğrisi şeklinde olması gereken grafik, darlık olan hastalarda düz ve çok düşük bir çizgi olarak (uzamış işeme süresi) bilgisayara yansır.
Retrograd Üretrografi (İlaçlı İdrar Kanalı Filmi)
Üretra darlığının “altın standart” teşhis yöntemi ilaçlı röntgen filmidir. İdrar kanalının dış ucundan içeriye doğru zararsız bir kontrast madde (renkli ilaç) yavaşça verilir ve aynı anda röntgen filmleri çekilir.
Bu film sayesinde darlığın nerede olduğu, tam olarak kaç santimetre uzunluğunda olduğu ve kanalın ne kadar daraldığı milimetrik olarak haritalandırılır. Ameliyat planlaması tamamen bu film üzerinden yapılır.
Tanısal Sistoskopi
Film çekimine ek olarak veya filmin yetersiz kaldığı durumlarda sistoskopi kullanılır. Lokal anestezi altında, ucunda yüksek çözünürlüklü kamera bulunan ince ve esnek bir aletle idrar kanalından içeri girilir.
Doktor kameradan ekrana bakarak, darlığın yapısını, dokunun sertliğini ve darlığın arkasında kalan mesanenin ne kadar zarar gördüğünü doğrudan, kendi gözleriyle inceler ve kesin tanıyı koyar.
6. Kısır Döngü: Kapalı Ameliyatlar (İç Üretrotomi) Neden Tekrarlar?
Makalemizin en kritik ve hayat kurtarıcı bölümüne geldik. Eğer daha önce kapalı idrar yolu ameliyatı olduysanız ve hastalığınız tekrarladıysa, kendinizi suçlamayın. Sorun sizde değil, bu eski yöntemin mekanik doğasındadır.
Kapalı Ameliyatta Sadece “Çizik” Atılması
Kapalı ameliyatta (İç Üretrotomi / Endoskopik Üretrotomi), idrar yolundan kamerayla girilir ve daralmış olan o sert yüzeye soğuk bir bıçakla (veya lazerle) bir çizik atılarak kanal zorla açılır. Yani o hastalıklı, sert yara dokusu oradan çıkarılmaz; sadece ortadan ikiye yarılır.
Ameliyattan sonra kısa bir süreliğine kanal açıldığı için hasta rahat idrar yapar. Ancak içerideki hastalıklı doku hala oradadır ve vücut o atılan çiziği (yarayı) iyileştirmek için hemen harekete geçer.
Yara İyileşirken Darlığın Daha Sert Geri Dönmesi
Vücudumuz atılan her cerrahi çiziği yeni bir skar (yara) dokusuyla iyileştirir. Dar bölgeye atılan çizik iyileşirken, bu kez daha kalın, daha sert ve kanalı daha daraltacak yeni bir fibrotik doku üretir.
İstatistikler ve üroloji kılavuzları bu gerçeği net bir şekilde ortaya koyar: İlk yapılan kapalı ameliyatta başarı şansı %30-50 civarındayken; 2. veya 3. kez yapılan kapalı ameliyatlarda darlığın tekrar etme oranı %80 ile %100 arasındadır. Yani sürekli kapalı ameliyat olmak, darlığı tedavi etmez, aksine darlığın boyunu uzatır ve tedavisini zorlaştırır.
7. Kalıcı ve Kesin Çözüm: Üretroplasti (Açık İdrar Kanalı Ameliyatı)
Kısır döngüyü kırmak ve hayatı sonda kullanmak zorunluluğundan kurtarmak için modern tıbbın sunduğu altın standart tedavi, rekonstrüktif (yeniden yapılandırıcı) cerrahinin zirvesi olan Üretroplasti ameliyatı‘dır.
Üretroplasti Ameliyatı Nedir?
Üretroplasti, daralmış olan idrar kanalına geçici bir çizik atmak veya içeriden genişletmeye çalışmak yerine; doğrudan o bölgeye ulaşıp, hastalıklı dar dokunun tamamen çıkartıldığı veya yeni, sağlıklı bir dokuyla yamanarak kanalın genişletildiği “açık” bir cerrahi yöntemdir.
Darlığın uzunluğuna ve bulunduğu anatomik bölgeye göre iki ana teknik uygulanır. Hangi tekniğin seçileceğine, çekilen ilaçlı film (üretrografi) sonrasında deneyimli cerrahınız karar verir.
Uç Uca Ekleme (Eksizyon ve Primer Anastomoz)
Eğer idrar kanalındaki darlık çok kısaysa (1 ile en fazla 2 santimetre arasındaysa) ve apış arası (bulber) bölgesinde yer alıyorsa, en ideal yöntem uç uca eklemedir.
Bu teknikte, daralmış ve bozulmuş olan o 1-2 santimetrelik sert doku, kanalın bütünlüğünden makasla kesilerek tamamen dışarı çıkartılır. Kalan sağlam ve geniş iki idrar kanalı ucu, gerilimsiz bir şekilde birbirine mikrocerrahi iplerle dikilir (anastomoz). Başarı oranı en yüksek yöntemdir.
Ağız İçi Mukoza Yaması (Bukkal Greft Üretroplasti)
Eğer darlık 2 santimetreden uzunsa, hastalıklı kısmı kesip çıkarmak kanalın çok kısalmasına neden olacağı için uç uca dikme işlemi yapılamaz. İşte bu noktada modern ürolojinin en büyük buluşlarından biri olan yama (greft) tekniği devreye girer.
İdrar kanalı dar olan bölgeden uzunlamasına bir boru gibi yarılır. Hastanın kendi yanağının içinden (bukkal mukoza) alınan yeni, esnek ve taze doku parçası, açılan bu yarığa bir yama gibi mikroskobik dikişlerle dikilir. Kanal, orijinal ve geniş çapına kalıcı olarak kavuşturulur.
8. Neden Yanak İçi Dokusu (Bukkal Mukoza) Kullanılır?
Hastaların aklına genellikle “Neden bacaktan veya koldan cilt yaması alınmıyor da ağız içinden alınıyor?” sorusu gelir. Yanak içi (bukkal mukoza) dokusunun seçilmesi kesinlikle tesadüf değildir; bu tam bir anatomik mucizedir.
İdrar Kanalı ve Ağız İçinin İnanılmaz Benzerliği
Hem ağız içi dokumuz hem de idrar kanalımızın iç yüzeyi tıpatıp aynı histolojik yapıya sahiptir. İkisi de sıvıya (tükürük ve idrar) temas etmeye ve sürekli ıslak kalmaya programlanmıştır. Ayrıca bu dokular tüysüzdür; eğer idrar kanalına deri yaması (örneğin koldan) yapılsaydı, kanal içinde kıl çıkar ve taş oluşumuna yol açardı.
Ağız içi mukozası inanılmaz derecede esnektir ve enfeksiyonlara karşı kanlanması çok yüksek, sağlam bir savunma duvarına sahiptir. Bu nedenle idrar kanalına yama yapıldığında, vücut bunu yadırgamaz ve hızla adapte eder.
Ağızdaki Yaranın Hızla İyileşmesi
Hastaların en çok endişe ettiği konulardan biri “Yanağımdan et kesilirse nasıl yemek yiyeceğim, iz kalacak mı?” korkusudur. Ağız içi, insan vücudunda kendini en hızlı yenileyen ve asla dışarıdan iz bırakmayan bir bölgedir.
Ameliyat sırasında ağız içinden alınan yamanın yeri, genellikle 3 ila 5 gün içinde tamamen kendi kendini onarır. Hastalar ilk birkaç gün yumuşak gıdalarla beslendikten sonra, dışarıdan hiçbir iz veya asimetri kalmadan, konuşma ve yeme fonksiyonlarında zerre kadar kayıp yaşamadan hayatlarına devam ederler.
9. Üretroplasti Ameliyatı Sonrası İyileşme ve Normal Hayata Dönüş
Başarılı bir ameliyat kadar, ameliyat sonrası hasta bakımı da üretroplasti sürecinin kritik bir parçasıdır. Hastaneden çıkış ve iyileşme takvimi belirli kurallara dayanır.
Ameliyat Sonrası Sondalı Dönem (2-3 Hafta)
Ağız içinden alınan o değerli yamanın veya uç uca dikilen dokunun, idrarın asidik ve yakıcı etkisiyle temas etmeden “kaynaması” gerekir. Bu süreci güvenle atlatmak için hastaya silikon bir idrar sondası takılır.
Hasta hastanede ortalama 2-3 gün misafir edildikten sonra taburcu edilir. Ancak sonda, idrar kanalının iyileşme hızına bağlı olarak ortalama 14 ila 21 gün boyunca hastanın üzerinde kalır. Bu dönemde ağır kaldırmamak ve hijyene dikkat etmek yamanın tutması için hayati önem taşır.
Sondanın Çekilmesi ve Özgürlük Anı
Belirlenen sürenin sonunda, hasta polikliniğe davet edilir. Çoğu cerrah, sondayı çekmeden hemen önce yeni yapılan kanala bir kez daha ilaçlı film (üretrografi) çekerek, dışarı sızıntı olup olmadığını (yamanın tam kaynadığını) gözleriyle teyit eder.
Sızıntı yoksa sonda tamamen acısız bir şekilde çekilir. İşte bu an, hastaların yıllar sonra ilk defa güçlü, tazyikli ve rahat bir şekilde idrar yapma özgürlüğüne kavuştukları paha biçilemez andır.
Günlük Hayata ve Cinsel Yaşama Dönüş
Sonda çekildikten hemen sonra hasta masa başı işine ve günlük rutinlerine dönebilir. Ancak yeni dokunun esnekliğini tam kazanması için ilk 4-6 hafta boyunca ata binmek, bisiklete binmek, motosiklet kullanmak ve apış arasına baskı yapacak her türlü ağır egzersizden şiddetle kaçınılmalıdır.
Cinsel yaşam ise sonda çekildikten ortalama 2-3 hafta sonra doktor onayıyla güvenle başlayabilir. Ameliyat bölgesi, ereksiyonu (sertleşmeyi) ve üremeyi sağlayan sinirlerden uzaktır, bu nedenle üretroplasti kalıcı bir iktidarsızlık (sertleşme sorunu) yaratmaz.
10. İdrar Kanalı Darlığında Bitkisel Tedavi Mümkün mü? (Doğru Bilinen Yanlışlar)
Umutsuzluğa kapılan hastalar, internette dolaşan bilgi kirliliği nedeniyle “ameliyatsız çözüm” vaat eden sözde bitkisel kürlere veya şifalı otlara yönelme hatasına düşerler. Bu konudaki bilimsel gerçek son derece katıdır.
Mekanik Bir Tıkanıklık Otlarla Açılamaz
İdrar kanalı darlığı bitkisel tedavi yöntemleriyle iyileştirilemez. Bunun nedeni, darlığın bir “enfeksiyon” veya “mikrop” olmamasıdır. Darlık, tıpkı parmağınız koptuğunda veya cildinizde derin bir yara açıldığında oluşan o sert skar (nedbe/nedbe) dokusudur.
Nasıl ki yüzünüzdeki derin bir ameliyat izi veya yara izi maydanoz suyu içerek veya bitkisel çaylar tüketerek yok olmuyorsa, idrar kanalınızın içindeki o kaya gibi sertleşmiş fibrotik doku da otlarla eriyip açılmaz. Bu tür asılsız kürlerle vakit kaybetmek, böbreklerinizi daha fazla tehlikeye atmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Tek çözüm mekanik ve cerrahi onarımdır.
11. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Üretroplasti ameliyatı kaç saat sürer?
Ameliyat süresi, darlığın nerede olduğuna, uzunluğuna ve kullanılacak greftin (yamanın) boyutuna göre değişir. Genellikle genel anestezi altında ortalama 2 ile 4 saat arasında süren, titizlik gerektiren mikrocerrahi bir operasyondur.
Ağız içinden alınan yama konuşmayı veya tat almayı bozar mı?
Kesinlikle hayır. Yama sadece yanak içindeki ince yüzey mukozasından alınır; dil, damak veya kas dokusuna dokunulmaz. İlk 2-3 gün hafif bir sızlama hissi dışında konuşmanızda, tat almanızda veya mimiklerinizde hiçbir kalıcı hasar veya bozulma olmaz.
Üretroplasti sonrası darlık tekrar eder mi?
Üretra darlığı tekrarlar mı sorusu en büyük kaygıdır. Kapalı ameliyatlarda tekrarlama oranı %100’lere yaklaşırken, doğru hastaya, doğru yama tekniğiyle uygulanan üretroplasti ameliyatlarında darlığın bir daha hiç tekrarlamama (başarı) oranı %85 ile %95 gibi muazzam seviyelerdedir. Dünyada kabul gören en kalıcı ve kesin çözümdür.
Bu ameliyat cinsel fonksiyonlara (sertleşmeye) zarar verir mi?
Hayır. İdrar kanalı darlığı ameliyatı, penisin alt yüzeyinden (süngersi doku üzerinden) yapılır. Ereksiyonu (sertleşmeyi) sağlayan damar ve sinir ağları ise penisin çok daha derinlerinde ve sırt (üst) kısmında yer alır. Bu nedenle uzman ellerde yapılan bir üretroplasti, sertleşme mekanizmasına veya kısırlığa yol açmaz.
Yaşam Kalitenizi Kazanın
İdrar yapamama korkusuyla yaşamak, evden her çıkışta ilk önce tuvaletlerin yerini aramak veya defalarca geçirilmiş, başarısız kapalı ameliyatların ardından kalıcı olarak “sondaya mahkum kalacağınızı” düşünmek artık bir kader değildir.
İdrar kanalı darlığı, sıradan bir ürolojik enfeksiyon değil, boru sisteminin fiziksel olarak çökmesi ve daralmasıdır. Bu ciddi mekanik sorunu geçici çiziklerle (kapalı yöntemlerle) veya bilim dışı kürlerle çözmeye çalışmak, sadece kıymetli zamanınızı ve böbrek fonksiyonlarınızı çalacaktır.
Ağız içinden alınan sağlıklı dokunun kanala yamanmasıyla uygulanan Üretroplasti ameliyatı, bu kısır döngüyü sonsuza dek kıracak en üst düzey mikrocerrahi onarım sanatıdır. Bu ameliyat, her üroloğun değil, özellikle “Rekonstrüktif (Yeniden Yapılandırıcı) Üroloji” alanında özel eğitim almış cerrahların uzmanlık alanıdır.
Uluslararası cerrahi deneyimi, ileri teknoloji altyapısı ve binlerce başarılı vakasıyla öne çıkan Prof. Dr. Emre Huri ve ekibinin rehberliğinde; daralan yaşam kalitenizi yeniden genişletmek, tazyikli ve rahat idrar yapma özgürlüğünüze kalıcı olarak kavuşmak için randevunuzu alarak ilk adımı atabilirsiniz. Sağlıklı bir idrar akışı, sağlıklı bir hayatın temelidir.
